Kışın Leylası
Kaşif
"Dağlar bizde nebileri, âlimleri, velileri, hakîmleri, ârifleri temsil ediyordu. "Hikmet Dağı'nın erenleri" derdi dedem onlara. "Asıl dağlar onlar" derdi ve eklerdi: "Nasıl bu dünya şu gördüğün dağlar üzerinde duruyorsa âlem de o hikmet dağının erenlerinin ilmi üstünde durur Hakk'ın inâyetiyle. Cenâb-ı Hak ilmini onlar üzerinden belletir, Hakk'ın ilmi onlarla ve onlarda tezahür eder." diyerek başlıyor Dursun Çiçek ve çok güzel isimleri anlatıyor dedesinin gönlünden. Ebû Hanîfe, İmâm Maturîdî, İbn-i Sinâ, İmâm Gazzâlî, Yûsuf Has Hacib, Ahmed Yesevî, Fahreddin Râzî, İbn-i Arabî, Ahî Evran, Hacı Bektaş-i Velî, Yûnus Emre, İbn Heysem, Ali Kuşçu, İbn Haldûn, İbn Battûta, Abdülkâdir Merağî, Fuzûlî, Kınalızâde Ali Efendi, Mimar Sinan ve İmâm-i Rabbânî.