1993 yılında yapılan oturumların yazıya aktarılması ile oluşmuş bir kitap.İstanbul;Bizans İstanbul'u,Osmanlı İstanbul'u,Cumhuriyet İstanbul'u,yarının İstanbul'u olarak dört bölümde incelenmiş. Kitabı yayına hazırlayan Fatma Türe'nin de önsözde yazdığı gibi tabiki İstanbul'u incelemek sadece dört oturuma sığmaz. İstanbul'un dört çağı,yaşadığımız kenti bize biraz daha yakından tanıtmayı amaçlayan ve bunu yaparken de hepimizi düşünmeye çağıran,İstanbul'a gönül vermiş konusunun uzmanı araştırmacıların sohbetlerinden oluşmakta. İlk üç bölümde İstanbul'un dönemlere ait anıtlarından,tarihinden,sanatından,yerleşim düzeninden,günlük yaşamından,ekonomik ve demografik yapısından ve gelişmelerden konuşulmuş. Son bölüm oldukça etkileyici:İstanbul'un yarını için ne yapabiliriz,bu tartışılmış.Her satır üzerinde uzun uzun düşünülecek değerde olmakla birlikte şu iki çarpıcı görüşü (toplantıya katılan iki değerli konuşmacıya ait) sizlerle paylaşmak istedim. -''Bir kent yalnız binaları ,yolları ve meydanları ile değil,içinde geçen yaşam,o yaşamı biçimlendiren ilişkilerlede önemlidir.Herkes yaşadığı ortama anlamlı bir katkıda bulunmak ister,bulunabilmelidirde.Ona sahip olmak için kente olumlu işlevler ve anlamlar yüklemek durumundadır.Olumlu anlamlar yükleyemiyorsak, o kentli değiliz demektir.Veya kent bize olumlu mesajlar iletmiyorsa o kimliksiz bir kenttir.Ben İstanbul'un kimliksiz bir kent olduğuna inanmıyorum yeter ki biz,o kimliği algılamayı,kenti okumayı becerebilelim''. -''Doğrusu Türk aydınının Türk halkına karşı ümitsiz bakışını terketmesi lazım.Ben şuna inanıyorum ki,yalnızlığımızı biraz kırarak daha yüksek sesle ve daha açık bir şekilde,Türk halkına İstanbul ve Türkiye şehirleşmesinin meselelerini nakletmemiz gerekir.Neden?Çünkü artık Türk halkınında açık seçik gördüğü bir felaket noktasına gelmiş bulunuyoruz''. Kitap; her satırından öğreneceğimiz bilgiler ve alacağımız derslerle dolu.Umarım en kısa zamanda tekrar basılır.Keşke bir bölüm daha eklense;ilk basıldığı tarihten bu güne neler değişmiş?