Ayhan Ersoy
Üstat
Yazar kendi yolunu çizebilmesi, hayatına anlam katabilmesi uğrunda yaşamının baharında gerek polislerle gerekse ana ulaşım aracı bellediği trenlerde görevlilerle köşe kapmaca oynayarak, yiyecek ve üst baş bulana dek çalmadık kapı bırakmayarak ânın tadını çıkarmaya, belirsizlik ve gelecek kaygısından sıyrılmışlığın akıntısına teslim olmuş vaziyette "yol" denen o ayartıcı ve karşı konulmaz, iptila yaratan efendinin kırbacının ucunda itaatkâr köle olarak tam bir berduşluk örneği sergilemeye azmetmiş halde kendine özgü eksantrik bir deneyim sahibi olurken hobo popülasyonuna dair belgesel tadında bir seyahatname ve hoboluğun el kitabını ortaya çıkarıyor, maceracı ve hayta mizacının bohem yaşayışa sürüklenmesi süreci serseri, yerinde duramayan ve isyankâr ruhunu besleyip dizginleyene kadar uslanmıyor. Tüm bu deli dolu ve kabına sığmayan şahsiyete konuk olurken mihmandarlık vazifesinin kalitesini en üst mertebeye taşıma istikrarından taviz vermeyen çevirmen faktörünü de atlamamak gerek.