topaloğlu
Üstat
İslam kaynakları arasındaki çelişkiler ile pek değinilmeyen kimi gerçekler açıkça ortaya konulmuş. Bu niteliğinden dolayı, mutlaka okunmalıdır, diye düşünüyorum. Ancak böylesine önemli bir yapıtı günümüz okuruna sunanların, okumayı güçleştiren, anlamayı ise olanaksızlaştıran “müteneffir, tahşidat, mutavassıt, ihzarat, müz’ic, nahvet, muahede, ağleb, mevaşi, meşkuk” gibi sözcükler ile “şedidü’t-tab, va’f iras, piş-malahaza, taht-ı inkiyad, taaddüd-i zevcat” gibi tamlamaların Türkçe karşılıklarını vermemiş olması da, her türlü eleştiriyi hak ediyor.