fadik
Kaşif
Ne desem bilemiyorum. Kitabı çok sevdim ama böyle acı hikayeleri okuyup beğendim demek de garip geliyor. Yazar öyle bir anlatmış ki sanki Ülker Abla ile beraberdim ben de. Kah Serap Hemşire oldum, kah komşu Hanife, Kah Çiğdem... Halini diline yarı söverek yarı komik dökmese her satırda içime oturan öküzü, ağlaya ağlaya anca atardım herhalde. Ama Ülker Abla öyle bir anlatıyor ki kendini, bazen kahkaha attım durumun fecaatine aldırmadan. Ülker Abla kadınların yaşadığı her türlü aile içi aile dışı problemleri yaşayan; yaşarken hayatını, oğlunu kurtarmak için çok zor, çok acı ama çok da pratik çözümler bulan, kendine iyilik yapmaya gelen kişileri öyle güzel analiz edip, kendinden başka kimseye güvenmeyen, öylesine yalnız, öylesine kalabalık bir, öyle güçlü ama öyle de zayıf bi kadın Daha çok şey yazasım var ama kitabın detayını anlatmaktan korkarım. Keşke okuduğum satırlara 'yok artık, bu kadar olmaz' diyebilseydim ama çok gerçek, çok..