Ebru K.
Kitapkurdu
Ahmet Altan geri planda tuttuğu, silik görünen ve duygularını konuşarak yansıtmayan erkek karakterleri seviyor diye düşünüyorum.Fazıl da tam olarak böyle bir karakterdi.Kadın karakterlerimizde yine güçlü ve baskındı.Konu bilindik ama çok naif bir taraftan işlenmiş.Sadece Hayat Hanım demlenmiş kişiliği ile okuyucuyu sararken Sıla karakterinde bunu pek hissedemedim.Sanki yavan kaldı biraz yada karakter belki gerçekten yavandı ve bunuda yazar hissettirdi.Hayat Hanımın hikayesini tek başına bağımsız bir yaşanmışlık olarak okumak isterdim.Ah Hayat Hanım yaşamak biraz da bu kadar vermeyi bırakmak değil midir? Ve bu kadar hayat dolu bir kadını okuduktan sonra kapağı kapatınca neden içimde bir sızı kaldı?