kanonsuz okur
Kitapkurdu
Kitabın temeli, suç düşünce aşamasında da eyleme dökülmeden suç mudur? Böyle bir düzen kurulursa ne olur? Duygulardan yoksun oluşu ile Cesur Yeni Dünya’yı, her şeyin izleniyor olması ile 1984’ü andırıyor. Jurnalciliğe özendiren bir sistem, polis devleti kurmaya çalışan bir düzen, tebaasını itaate zorlarken kendisi kanunu delik deşik eden politikacılar, sözde düşmanlarla insanları birlik adı altında tutmaya çalışan siyasetçiler ile çok tanıdık bir ülke yaratılıyor. Kitabın sonuna doğru, ana karakter gerçek düşüncelerini de anlatınca görüyoruz ki sınırlar anlamsız. Bir amaç uğruna kendimizi feda ederken aslında koca bir hiçliğin içindeyiz. Ve en sondaki sansür notuyla da hiçbir insanın, hiçbir devletin çok da farklı olmadığını anlıyoruz. Ama umutsuzluğa kapılmadan; çünkü “Olduğum kişinin bir geleceği var.”