Bahadır Cüneyt Yalçın
Üstat
Bizde çıkan ilk romanını okumuş ve sevmiştim. Farklıydı. Bu da sakin, meltemli bir mizahla, Fransız filmi gibi başladı, bir süre sonra çılgınlaşmaya, bir cinnetin komedisine, delilik dozu arttıkça demlenip alevlenen maceraya dönüştü. Hikayenin göbeği (aşağı yukarı 70 ile 170. sayfa arası) harikulade komik, cesur, lunapark gibi bir edebiyat. Ne var ki kahramanımız Yeni Zelanda'ya geldikten sonra kitap klasik bir romantik komediye döndü ve öyle bitti. Endüstrileşmiş edebiyatın en iyimser durumu bu. Yoksa satmıyor, küresel getiri hayal oluyor. Okura gün batımına doğru yürüyen aşıklar gerek. Her hâlükârda yayınlanacak kitaplarını heyecanla bekleyeceğim bir yazar oldu Jean-Paul Didierlaurent.