fadime kara
Bazı kitaplar hikâyesiyle değil, sende bıraktığı hisle kalır. Gelirken Ekmek Al da öyle. Sıradan görünen cümlelerin altında bastırdığın duygular ve unutmaya çalıştığın anılar gizli. Kitap aileyi anlatıyor; ama herkesin güldüğü, mutlu olduğu bir ev değil bu. Üst kattan süzülen bir mutsuzluk, söylenmeyen kırgınlıklar ve suskunluklar var. Ayakkabı vurduğunda açılan yara gibi… Aile yaraları da yürüdükçe sızlar. Hikâyeler tanıdık. Annenin sesi, babanın suskunluğu, bir ekmek alınmadığında çıkan sessiz panik… Çünkü o acı hep içimizde. Şermin Yaşar, hayatın unuttuğumuz sıcaklıklarını usulca anlatıyor. Ne öğüt veriyor, ne yargılıyor. Sadece anlatıyor. Aile, en derin yarayı açan ama yine de yürümek zorunda olduğun yol.