Kerim BALABAN
Hezarfen
Alpaslan Hoca’nın rüzgarın uçurduğu kağıtla mücadelesi bundan daha güzel anlatılamazdı. Sanki bu satırları okurken ben Alpaslan Hocaydım. Kitabın son sayfalarına yaklaşırken okuyucu olarak bizler “yazar acaba sonunda ne yapacak da bizi şaşırtacak” diye düşünüp aklımızdan tahminler yaparız. Hem okuruz hem de bir kaç sonraki sayfalarda farklı olayların olacağını öngörürüz. Ama Doğu Yücel yine bizi şaşırttığı için yazarı tebrik ediyorum. İnsanlar sana benzemiyorsa sen onları kendine benzet, diye bir laf vardır. Madem mutlu olamıyorum, kimse mutlu olmasın. Keşke kara büyü yapabilen sahici bir cadı olsaydım. (343) Bir ay önce sınıfın en güzel kızıydım, erkekler benimle konuşmak için türlü bahaneler uydururlar, oysa şimdi görmezden gelme rekoru kırıyorum. (344)