Zümrüd-ü Ankaa
Bilge
Acıyı keşfeden beş yaşındaki duygusal, zeki, altın yürekli çocuk Zeze’nin hikâyesi. Okuduğum en acıklı fakat hayata dair muazzam tespitlerin olduğu her yaştan insana farkındalık kazandıracak kült çocuk kitabı. Kitabı okurken zihnimde arka fon olarak hep şu cümle çınladı: “Bir çocuğun gerçek anlamda ‘acı çekmeyi’ bilmesi ne acı bir şey.” -“Sence bu yarasa seni çok seviyor mu?” “Sevmez olur mu…” “Yürekten mi seviyor?” “Kesinlikle.” “Öyleyse geleceğine emin olabilirsin. Biraz gecikebilir ama bir gün mutlaka seni bulacaktır.” - “Bilesin ki kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar.” - “Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.” - “Küçücük bir çocuk nasıl olur da büyüklerin dertlerini bu kadar iyi anlayıp azap çekebilir? Böyle şey görmedim.” - “Şefkatle Minguinho’ya baktım. Şefkatin ne olduğunu keşfettiğimden beri sevdiğim her şeyi şefkate boğuyordum.”