Seda Karli
Kitapkurdu
Şekip Altunkan’ın Dağdaki Ateş kitabı,bir dönüşümün,bir uyanışın ve içsel bir yangının romanı.Başlangıçta sadece bir atama gibi görünen şeyin,bir insanın kaderini nasıl baştan yazabileceğini anlatıyor.Fısıltıyla başlıyor ama sayfalar ilerledikçe bir çığlığa dönüşüyor bu hikâye… Handan karakteri… Başta sana çok uzak gibi. Soğuk, mesafeli, bencil… Ama sonra bir şey oluyor. Sanki o kasabanın dağları, yolları, suskun insanları onun içindeki kabuğu kırmaya başlıyor. En çok da çocukların gözlerindeki o ihtiyaç…O derin sevgi çağrısı. Ve sonra anlıyorsun… Asıl ateş dağın başında değil, bir kalbin içinde yanıyor. Handan yalnızca bir doktor değil. Bir kadının yeniden doğuşunu, bir insanın vicdanla tanışmasını izliyoruz satır aralarında.Kitap boyunca birçok duyguyla yüzleştim.Zenginliğin verdiği konforun aslında bir yoksunluk olabileceğini.Bir tebessümün bazen bir ilacın yapamadığını yaptığını.Ve en önemlisi,hiçbir dağın sessiz olmadığını.Her biri bir şey anlatıyor, yeter ki dinlemeyi bilelim.