Cansu Özmen
Üstat
Kitap tam anlamıyla bir iç döküş. Hani insan annesini kaybettikten sonra keşke demeye başlar ya Fournier bunu sayfalarca “keşke” demeden anlatıyor. Sessizce, sakin sakin ama insanın adeta burnunun direğini sızlatarak. Annesine biraz sitemli, ama bir o kadar da sevgi dolu. O kuzeyli kadın, sert duruşunun arkasında kırılgan bir kalp taşıyor. Yazar da bunu fark etmiş ama geç kalmış, tıpkı çoğumuzun bazı şeyleri geç fark etmesi gibi. Bölümlerden oluşuyor kitap, kısa kısa ama hepsi de bir o kadar anlam dolu. Tüm anılar bir kabulleniş ve sevgi dolu bir yüzleşme ile, tatlı bir hüzünle, pişmanlıklarla anlatılıyor.