SEVDAĞ
Kitapkurdu
Dolu dolu, dopdolu bir roman okudum. Bak şimdi, valla roman dediğin böyle olacak. Sana kahramanı öyle bir yutturacak ki, sen o kahramanı gerçek sanıp arada kızacaksın, arada ona üzüleceksin, bazen onu deli sanacak bazen de gayet mantıklı bulacaksın, bazı “başlarım sizin aşkınıza” diyecek, bazı da mutlu son için dua edeceksin. İşte tüm bu duyguları boğazıma kadar hissettiren kitap uzun zamandır okunmayı bekleyenler arasında duruyordu. Ama aklımda hep “iyi ki” diyeceklerim arasında da yine liste başlarımı zorlayan bir Lakin bu romanın hakkını vereceksin. Kahramanımız Kemal bey, en başta okuyan tüm kadınlarda yarattığı etkiyi elbette ben de de yarattı. Adamın ruhsal arayışları, tökezlemeleri, aşkını yaşama biçimi vs vs birçok okuyucuyu sinir etmiştir mutlaka. O gündelik hayatı, sanki her şey çok normalmiş gibi sakin sakin anlatış benim gibi çoğunu da zaman zaman sıkmıştır elbet. Ama bunun sonu nereye varacak diye tırnaklarını yiye yiye okunduğuna da eminim