Cansu Özmen
Üstat
Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun’u, İstanbul açıklarında hayalî bir adada geçiyor ama yazar anlatımıyla adayı gerçek kılıyor. Meral, Hayri, Neriman Abla ve adanın Türk-Rum halkı zamanla iç içe geçen hayatlar yaşıyor. 80’li, 90’lı yıllara uzanan romanda sadece bireylerin değil, Türkiye’nin de dönüşümüne tanık oluyoruz. 6-7 Eylül, 1964 Tehciri, darbeler… Her şey karakterlerin yaşamlarına dokunuyor. Yetmişe yakın karakterin olduğu kitapta hiç kimse fazlalık değil. Yazarın da dediği gibi: “Rolleri ne kadar küçük olursa olsun, karton karakter olmasınlar diye çok uğraştım.” Seher’in, Niko’nun, Neriman Abla’nın, Meral’in ve daha nicelerinin hikâyeleri içimize işliyor. Su gibi aktı, her satırına değdi. Atmosferi, dili, ruhuyla çok güçlüydü. Keşke dizisi ya da filmi çekilse…