netrun_64
Üstat
Bir duvar sembolüyle başlayan roman insanı ve hayatı bu sembolle anlatıyor.İnsanın karşısında hep bir duvar var,hayatımız hep duvara toslamakla geçiyor belki de.Kitabın başında da "ikircikli bir ütopya" alt başlığı kullanılmış.Yazar mülkiyetsiz bir toplum,toplumsal eşitlik kavramları üzerinde duruyor ve bunları da hayal edildiği gibi uygulamaya çalışan ama  mükemmel olmadığı görülen bir diğer dünya kuruyor  .İnsan doğası,sosyal hayat ,ihtiyaçlar artık her neyse bu hayallerdeki ütopik mükemmel dünya yine hayallerde kalıyor.Mülkiyetçi diğer dünyada insanların maddi olana düşkünlüğü,gösteriş merakı,başka insanları sömürmesi var ve ütopik olarak görülen eşit haklara sahip yeni bir dünya ,yeni bir gezegende yaşam oluşuruluyor ama ne ilginçtir ki o gezegenin de sömürüldüğü görülüyor.Yazar bu şekilde bize alt başlıktaki ikircikli ütopyayı veriyor.İnsan doğasındaki bencillik,çıkarcılık,kötülük mü buna neden oluyor;toplum mu bunu tetikliyor sorularıyla sizi baş başa bırakıyor kitabımız.