06ankara0606
Üstat
“Aşk ki, sultandır, bu, en gerçek beyân, Mührünün altında aşkın, çift cihân!” İslam dünyasının entelektüel yıldızlarından biri olan Muhammed İkbal’in en görkemli eseri olan Câvidnâme, sadece bir şiir kitabı değil; bir ömrün kalbe kazınmış duaları, akla kazınmış soruları gibidir. Kitap, ismini oğlu Dr. Cavid İkbal’den alır, ancak manası yalnızca kişisel değildir; “Câvid” kelimesiyle ebediyeti, kalıcılığı, daima süren hakikati de taşır. Bu bağlamda Câvidnâme, bir babanın oğluna yazdığı şiirden çok daha ötedir: Bir milletin, bir medeniyetin, hatta insanlığın kalbine yazılmış bir ebediyet manifestosudur. Kozmik Yolculuk, Mevlânâ’nın Rehberliğiyle İkbal’in bu eserinde hayran olduğu Mevlânâ Celaleddin Rûmî ile gökler arası bir seyahate çıkması, modern zamanın en etkileyici tasavvufi-mistik alegorilerinden birini yaratır. Ben daha önce İkbal’in Mevlânâ’ya bu denli bağlı olduğunu bilmiyordum; ancak Câvidnâme’yi okuyunca bu aşkın ne kadar derin olduğunu iliklerime kadar hissettim.