Gamze furat
Kitapkurdu
Kitap, iki karakteri birbirinin gözünden anlatıyor: Calculus ve öğrencisi. Calculus’u tanımaya söylentilerle başlıyoruz, gerçek hayatta olduğu gibi. Öğrencisi hakkında pek bir şey bilmesek de, Calculus’un onu çömez olarak seçmesiyle onun da öğretmen kadar özel biri olduğunu anlıyoruz. Hiçbir şey bilmeyen bir öğrenciyi alıp sorgulamayı öğreten bir hoca var karşımızda. Üstelik bunu, hiç de yabancısı olmadığımız bir ortamda yapıyor; öğrencisini evinde ağırlıyor, ona kurabiyeler pişiriyor. Kitap, sürekli bir şeyler öğretirken eğlenceli yanından taviz vermiyor. Bu, hem hikâyeyi canlı tutuyor hem de ağır matematiksel ve felsefi konulara tekrar başlamak için bir nefes almamızı sağlıyor. Bir Bölü Sonsuz’a “hayatımın anlamı” dediğin an ise çok vurucu. Öğretmen’e ilk defa bu kadar yaklaşıyoruz. Bu denli anlaşılması güç konuları, okuyucuyu tek an bile sıkmadan aktarabilen yazar, büyük bir alkışı hak ediyor. Kitap maneviyatı hep yukarıda tutuyor; bilgiyle birlikte ruhu da besliyor.