Gamze furat
Kitapkurdu
Kitap, görünmez olanın hikâyesini anlatıyor. Karakterler aynı soruyu soruyor: Dünya seni görmüyorsa, hâlâ var mısın? Collins örneği, sorgulamanın başlangıcı. Ay görevinde, fotoğraf karesine girmeyen Collins’ti. Ay’daki astronotlar, Dünya, hepsi görünüyordu ama fotoğrafı çeken kişi görünmüyordu. Buna rağmen, o karedeki tek yaşam izi onundu. Kitap boyunca hep görünmeyenlerin varlığına tanıklık ediyoruz. Fotoğrafın dışında kalmış insanlara. Kitap bizi gözlemlemek üzerinde düşünmeye zorluyor. Konuyu, Velázquez’in tablosu üzerinden anlatmayı seçiyor. Biz ressamın ne çizdiğini göremeyiz, sanatçının bakışı bir sır: o dönüştürür ve değiştirir. Aynadaki yansımamızı görebiliriz. Ama burada sadece izlemek ve yargılamak üzere bulanan bizler, aynada birer kral ve kraliçeye dönüşürüz. Zannederiz ki, bizim beğenimize bağlıdır sanat eserinin varlığı. Yörüngede, bizi bir kişi görmese bile var olabileceğimizi söylüyor. Tıpkı Velázquez'in Nedimeler tablosundaki gözü kapalı olan köpek gibi.