Gamze furat
Kitapkurdu
Seniha’nın trajedisi, sadece çirkin oluşunda değil, çirkinliğinin ona çizdiği kaderi kabullenmesindedir. Herkesin ağzından teker teker bunu duyup, kendisiyle yüzleşmez. Annesinin onu sevmemesi, en ağır ve en kesin kabul olur onun için. Abisi Halit, sadece "kız gibi güzel" olduğu için sevilir, sayılır, arzu edilir. Onu tanımlayan tek şey fiziksel çekiciliğidir. Mükerrem için de benzer bir şey geçerlidir. Onu da pek tanımayız. Bildiğimiz tek şey güzelliğidir. Nüzhet’in bile teni anlatılırken neredeyse bir kadının vücudu gibi betimlenir: Parlak, tüysüz, ışıldayan bir ten... Güzellik Halit'te olduğu gibi, cinsiyet tanımını bulanıklaştırır. Seniha' nın ise ne güzel bir teni vardır ne de çekici bir yüzü. Ama o bu gerçeği inkâr etmez. Kendine acımaz, aşk dilenmez. Seniha bir “kötü karakter” değil, güzelliğin tiranlığına kurban edilmiş bir figürdür. O intikam almaz; sadece görünür olmaya çalışır. Bu da bazen, bir insanın yeryüzünde kalma arzusunun en acı biçimidir.