Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik
Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik Ürüne Git
Gamze furat
Kitapkurdu
Alice Munro’ya kendi ülkesinde "Kanadalı Çehov" denmiş. Okudukça bu benzetmenin ne kadar yanıltıcı olduğunu fark ettim. Munro’nun zamanı parçalıdır. Olayları, bir ömür boyunca zihinde kaldıkları hâliyle, dağınık bir biçimde aktarır. Çehov ise doğrusal zaman kullanır. Munro'nun kadınları çok daha karmaşık ve içe dönük. Çehov ise kadını bir tema üzerinden değerlendirir: evlilik, toplum, gençlik. Munro'yu anlayabilmek için onunla kavga etmeyi bırakıp, olduğu gibi kabul etmek gerek. Örneğin Hatırlanan adlı öyküsü, Munro’nun tarzını anlamak için oldukça açıklayıcıdır. Meriel’in Vancouver’da bir cenazeye gitmeye hazırlanmasıyla açılan hikâye, aslında o andan çok, ona eşlik eden çağrışımlardan, geçmişin yarı açık kapılarından oluşuyor. Karakterlerin iç dünyasını çözümlenmiş hâlde bize vermiyor, onun yaşamı boyunca hissettiklerini bize anlatıyor. Üç katmanlı bir anlatı: şimdi, hafıza ve anlam. Bunların arasındaki bağlar kopuk değil, görünmezdir. Ve ancak dikkatle bakıldığında ortaya çıkar.