Bahar  Akan
Kaşif
“İnsanlığın Alnındaki İz” Bence Kassandra Damgası, insanlığın vicdanına yöneltilmiş güçlü bir soru. Roman, uzayda yalnız çalışan bilim insanı Filofey’in keşfettiği Kassandra Damgası'yla açılıyor; bazı embriyolar, doğmadan önce dünyadaki kötülüğü hissedip dünyaya gelmek istemiyor; bu durumda da annelerinin alnında bir iz beliriyor. Peki sonra ne oluyor? Toplum bu işareti anlamaya çalışmak yerine korkuya kapılıyor, korku ise hızla şiddete dönüşüyor. Bazıları bu kaosu lehine kullanıyor, bazıları ise bu vahşetten sağ çıkamıyor. Aytmatov, kötülüğün kaynağını teknolojide değil, bireyin içindeki bencillikte arıyor. Bu keşif Filofey'in umduğu gibi gelişmiyor ve zaten Filofey’in keşfinin yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda kişisel bir yüzleşme olduğunu da öğreniyoruz. Kassandra Damgası, teknolojik gelişmelerin değil, bireysel bencilliğin insanlığı uçuruma sürüklediğini anlatıyor. Ve şöyle diyor: “Geleceği değil, insanı değiştirin yoksa gelecek gelmeyebilir.”