İris
Romanı okurken, dedemin elimi sımsıkı turarak kasabadaki ortaokula yazdırmasını, siyah kundura ayakkabı alıp okula başlamamı, o geçip giden mazidiki günlerimi hatırladım... Okuma yazma bilmeyen kadınların o küçük kıza güvenip duygularını açığa vurmaları, yaşanan gerçek aşklar, dostluklar müthiş anlatılmış. Ben de o günlerde yaşadığım için çok mutluyum. Ne yazık ki bugünler, o günleri aratıyor... Yazarın akıcı bir dille okuyucuyu sıkmadan, yitip giden o güzel insanları ne güzel anlatıyor!