fazılhan ildeniz
Kaşif
Kitabın 41. sayfasında geçen şu ifade, hakikate adanmış bir bakış açısının ne demek olduğunu özetliyor: > “Basiret sahipleri, gördükleri her şeyle beraber Allah'ı gördüler. Bazen de buna kimisi şu ilavede bulundu: 'Gördüğüm her şeyde önce Allah'ı gördüm.'” > Bu satırları okuyunca, aklıma hemen ilk emir olan “Yaratan Rabbinin adıyla oku.” (Alak Suresi, 1) ayeti geliyor. Bu emrin manası ne kadar da geniş... Sadece Kur'an-ı Kerim'i değil, bütün bir kâinat kitabını ve insanın elinden çıkmış her eseri, O'nun adıyla okumak... Bu şuurla yaklaştığımızda, yazarının inancından bağımsız olarak, okuduğumuz bir felsefe kitabında dahi Allah’ın izlerini sürebiliriz. Bir biyoloji kitabını, Allah'ın yaratma sanatının bir sergisi olarak okuyabilir; bir anatomi dersini ise kendi varlığımızdaki mucizeleri ve Rabbimizin sonsuz ilmini tefekkür etme vesilesi sayabiliriz. Her şey, O'nu tanımak için bir vesiledir; yeter ki bakmayı ve "okumayı" bilelim.