aygn.elif
Kaşif
Mustafa Mestur’un Aşk ve Başka Şeyler adlı romanı, Fars edebiyatının sade ama çarpıcı örneklerinden biri. Romanı elime aldığımda sade bir aşk hikâyesiyle karşılaşacağımı sanmıştım; ancak sayfalar ilerledikçe aşkın yalnızca bir başlangıç olduğunu, asıl meselenin insanın iç dünyası, kırıklıkları ve hayatta tutunma çabası olduğunu fark ettim. Roman, baş karakterimiz Hâni Yâdigârî’nin ağzından anlatılıyor. Bu içten anlatım, okuyucuyu bir anda romanın içine çekiyor. Hâni’nin duyguları, düşünceleri, tereddütleri öylesine sade bir şekilde aktarılıyor ki onun yaşadıklarını kendi içinizde yankılanırken buluyorsunuz. Roman sadece 130 sayfa; ama bu kısa hacmin içine sığdırılan duygular ve sorgulamalar oldukça derin. Beni en çok etkileyen cümle ise arka kapakta yer alıyordu: “Acaba aşk her şeye yeter mi, yoksa onu yok oluşun önünden almak için başka şeyler de mi gerekir?”