Berkay Şenlik
Kaşif
Albert Camus’nün Yabancı romanını okuduktan sonra, hayata ve insanlara olan bakışımda küçük de olsa bir sarsıntı oldu diyebilirim. Romanın ana karakteri Meursault öyle sıradışı biri ki, onun duygusuz gibi görünen ama aslında çok derin bir sorgulamaya dayanan dünyasında kendinizi ister istemez düşünürken buluyorsunuz. Annesinin ölümüne verdiği tepkiyle başlayan bu "yabancılık" hissi, hayatla, toplumla ve ölümle kurduğu ilişkiyle daha da yoğunlaşıyor. Kitap kısa ama etkisi büyük. Camus’nün sade dili sayesinde bir solukta okunabiliyor ama bıraktığı his uzun süre kalıyor. Özellikle "neden yaşıyoruz, neye göre yaşıyoruz?" gibi sorulara kafa yoran biriyseniz, bu roman tam size göre. Çok felsefi görünse de ağır değil; aksine sizi içine çekiyor. Farklı bir roman arıyorsanız, Yabancı'ya bir şans verin derim. Hem düşündürür, hem de size hiç beklemediğiniz bir yerden dokunabilir.