Gamze furat
Kitapkurdu
Halid Ziya’nın acı çeken âşıkları sevdiğini biliyoruz. Vecdî, bu sevginin en derin, en sessiz ve en trajik örneklerinden biridir. Onun hikâyesi, aşkı anlatamayanların, sevdiğini başkasına verenlerin, bir ömür boyu hiçbir karşılık beklemeden sevenlerin hikâyesidir. Roman, aşkı anlatmaz; aşkın yaşanamayışını, dillendirilemeyişini anlatır. Vecdî karakteri, yalnızca bir âşık değil; aşkı itiraf etmekten kaçınan, arzularını yüksek sesle dile getiremeyen bir insan hâlidir. Vecdî'nin aşkı hiçbir zaman karşılık bulmaz. En yakın arkadaşı Hüsam’ın varlığıyla birlikte Vecdî’nin sessizliği artık yalnızca duygusal değil, aynı zamanda ahlakî bir tercih hâline gelir. Çünkü onun aşkı, sahip olmak değil, sevdiğini mutlu görmek üzerine kuruludur. Bu da onu klasik bir platonik âşıktan ayırır: Vecdî yalnızca uzaktan seven değil, sevdiğini kendi elleriyle bir başkasına veren, sonra da bu acıyı tek başına taşıyan biridir. Vecdî hiçbir zaman mutlu olmaz; ama bu mutsuzluk onun utancı değil, asaletidir.