Bibliyograf_34
Üstat
Tarih nedir? Belgeye dayalı bir geçmiş anlatısı mı, yoksa anlatı olduğu için zaten kurgusal mı? Serpil Oppermann bu kitapta, postmodernizmin tarih düşüncesine yönelttiği en can alıcı soruları yerli yerine oturtuyor. Yeni tarihselcilik üzerinden ilerleyen metin, tarihin mutlak bir gerçeklik değil, söylemsel bir inşa olduğunu savunan yaklaşımları inceliyor. Kuramcıların metinlerarası göndermelerle kurduğu zemin, burada Türkçe literatürde nadir rastlanacak bir açıklıkla sunulmuş. Ancak kitap yalnızca kuramı aktarmıyor; kuramla edebiyat arasında köprü kurarak, özellikle tarihî roman türünü bu gözle tartışmaya açıyor. Kısa hacmine rağmen yoğun düşünsel içeriğiyle dikkat çeken bu çalışma, tarih disiplininin ontolojik sınırlarını sorgulamak isteyen her okur için bir tür entelektüel eşik olabilir. Özellikle tarihçilerin, edebiyatçılarla konuşmaya niyeti varsa, bu metne kulak vermesi gerekir.