Sibel_Ksk
Kaşif
Bu roman, 1976’da yaşayan siyahi bir kadının, zamanda gidiş gelişelerle 1819’un kölelik dönemine ziyaretlerini konu alıyor. Butler, köleliğin ve ötekileştirmenin insan ruhunda yarattığı tahribatı zamanda yolculuk temasını kullanarak etkileyici bir dille aktarmış. Roman, tarih, kurgu ve psikolojiyi ustalıkla harmanlıyor. Karakterler o kadar gerçekçi yazılmış ki kendimi okurken hikâyenin içinde hissettim. Kitabın dili akıcı, merak duygusu hep canlı. Kitabın başındaki çevirmen Emek Ergun’un açıklamaları ve sonundaki Robert Crossley’in değerlendirmesi eseri daha derin kavrama açısından faydalı eklemeler olmuş. Çoğu kadın bilimkurgu yazarı ile benzer tarzada Butler bilimkurguyu ötekileştirilmişleri görünür kılmak için bir araç olarak kullanmış. Yakın, yalnızca bir zaman yolculuğu değil, aynı zamanda hafızaya, kimliğe ve direnişe dair sarsıcı bir yüzleşme. Şiddetle tavsiye ederim.