Missingaleaf
Bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında Gregor Samsa kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” Kitap daha ilk cümlesiyle zihnime kazındı. Kafka'nın bu cümleyle verdiği çarpıcılık, aslında hikâyenin devamında da kendini hissettiriyor. Dönüşüm, sadece Gregor’un bir böceğe dönüşmesini değil, bir insanın nasıl yavaş yavaş toplumdan, ailesinden ve hatta kendinden koparılışını anlatıyor. Ve tüm bunlar öyle sade ama öyle etkileyici bir dille anlatılıyor ki, 90 sayfalık bu kısa roman bir anda değil, sindire sindire okunmayı hak ediyor. Gregor Samsa'nın her gün işe gidip gelen, ailesini sırtlayan, şikâyet etmeyen bir karakterden; işe yaramadığı anda gözden çıkarılan bir “yüke” dönüşmesi beni en çok sarsan kısımdı. Hele ki ailesinin başta ona karşı duyduğu endişenin zamanla nasıl tahammülsüzlüğe evrildiğini okumak içimi burktu.