tarih-i derkenar
Hezarfen
Ömer Seyfettin, bu eseriyle millî benlik ve kimlik bilinci konusunu bir çocuk karakter üzerinden işlemekte, okuyucuya küçük yaşlardan itibaren kültürel kökenlere sahip çıkmanın önemini vurgulamaktadır. Primo’nun yaşadığı içsel çatışma, dönemin Türk toplumunun yaşadığı kimlik bunalımlarını da yansıtır niteliktedir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Türkçülük fikrinin yükselişe geçtiği bir dönemde kaleme alınan bu hikâye, bireyin millî kimliğine olan bağlılığının toplumsal bir sorumluluk haline geldiğini vurgular. Hiç kuşku yok ki Ömer Seyfettin'in yarım kalan bu eseri zamanı aşarak zihinlerde birbirinden birçok farklı senaryo ile sürmeye devam edecektir.