hsabah
Üstat
Berta’nın mı romanı yoksa Tómas’ın mı?Roman üstünkörü okunabilecek sıradan bir casusluk romanı mı acaba?Aile,sırlar, söylenemeyenler,merak,hizmet tutkusu /alışkanlığı,gücün emrinde sorgulamadan yaşamak…Kime göre neye göre sorumluluk,hangi sorumluluk diğerlerinin önüne geçer,aile kavramından daha önemli mi,yaptıkların /yapacakların kaybettiklerine değer mi? Ya kandırılmışlık hissi,bunca zaman yaptıklarının temelinde bir hile/kandırmacanın yatması…Bir hayalet gibi yaşamak ve bir gün yok olmak(!) ve hayatına olduğun gibi devam edip mantığa büründürdüğün her şeyi çok özlemek...Seçtiğin yol ve kaybettiklerin hepsi senin eserin,bu kadar yabancılaşma,bekleyişin acımasızlığı,geri döneni affetmeye yeter mi? Edebi olduğu kadar felsefi,uzun uzun anlatımı ile bazen yorucu tekrarları ile of dedirten ama Marias üslubuna yabancı olmayanların çok seveceği bir eser.Bu arada psikolojik çözümlemeleri de sana bırakıyor ki boş kalıp,aklın başka yere kaymasın..Çok mu anlattım ne? Artık okumalısınız...