Ömer Faruk İnceler
Üstat
Zehra, kıskançlık duygusunun insanı içten içe nasıl erittiğini, bir duygunun kontrolsüzce büyüyüp tüm hayatı ele geçirdiğinde neler olabileceğini gösteren bir eser. Zehra'nın iç dünyası öyle karanlık ki, kimi zaman onunla empati kurmak yerine ondan uzaklaşmak istedim. Bu da kitabın gücü. Sadece olaylarla sınırlı kalmıyor hissettiklerimiz, duygulara da yön veriyor. Dili dönemin havasını taşıyor ama duygu halleri bugünün insanına da gayet tanıdık. Sona doğru her şey yavaş yavaş dağılıyor. İnsanlar, ilişkiler ve akıllar. Geriye sadece, içinde taşıdığı duygunun zehrine yenilmiş bir karakter kalıyor. O birini değil, kendini kaybetti. Ama bunu en son fark etti.