Belinay daysalılar
Kaşif
Bu kitap bir çığlık gibi... Ama öyle bir çığlık ki, ilk başta duymazsınız—sadece içinizde büyüyen bir uğultu olur. Sayfalar ilerledikçe, bu uğultu kahkahaya dönüşür… deliliğin, savaşın, insan aklının çöküşünün kahkahası. Andreyev’in dili tokat gibi. Her kelimesi, savaşın insan ruhunda açtığı yaralara saplanan bir neşter. Gerçek bir olay örgüsünden çok, bir bilinç akışı hissi veriyor ama bu da onu daha ürkütücü kılıyor. Zihin, savaşla karşılaştığında nasıl paramparça oluyorsa, bu metin de aynı şekilde parçalanıyor—ama bilinçli bir şekilde. En dehşet verici olan şu: Deliren karakter yalnız değil. O kahkaha, herkesin içinde yankılanıyor. Kitap bittiğinde sessizlik olmuyor; zihninizde bir kahkaha kalıyor