Gamze furat
Kitapkurdu
İlk bakışta bir denizcilik serüveni gibi görünen Moby Dick, özünde bir av değil, bir anlam arayışıdır. Melville, okuyucunun zihninde balinaya dair kişisel bir duygu ya da yönelim oluşmasını istemez; aksine, balinayı bireysel değil, evrens zemine çeker. Kitap, başından sonuna dek bir şeyi açıklamaktan çok bir boşluk yaratır. Bu yüzden ansiklopedik balina bilgileri, hayvanın gözlerinden kuyruğuna, vücudundan mitolojideki karşılıklarına kadar uzanır. Kitap boyunca karşılaştığımız her karakter balinayla kendi hikâyesi üzerinden ilişki kurar. Kimi onu Tanrı’yla özdeşleştirir, kimi şeytanla. Kimi sıradan bir av olarak görür, kimi bir tehdit olarak. İshmael, anlatının merkezinde, nötr bir gözlemcidir. Kaptan Ahab romanın ilk yarısında neredeyse görünmezdir. Ahab bacağı koptuktan sonra gözünde balina artık bir hayvandan fazlasıdır; eksikliğinin, başına gelenin, adaletsizliğin cisimleşmiş hâlidir. Böylece yalnızca bir hayvana değil, bir fikre, bir tanrıya, bir düşmana karşı savaş başlar.