Ekin Yaşar
Bilge
Kitabın başında karşımıza çıkan karanlık ve vicdansız dünya, insanda mide bulandıran bir rahatsızlık ve öfke yaratıyor. Ama zamanla, bu dehşet duygusu yerini karmaşık bir sorgulamaya bırakıyor: Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, onu zorla değiştirmek doğru mu? Alex’in iç dünyasındaki yalnızlık ve kontrolsüzlük, hem nefret ettiriyor hem de acıma duygusunu tetikliyor. En sonunda geriye kalan, insana dair en zor gerçek: Kötülüğü bile özgürce seçemeyeceksek, gerçekten yaşıyor muyuz?