Bahar  Akan
Kaşif
Alicia Berenson, başarılı bir ressam ve sevgi dolu bir eşken, bir gece kocasını beş kurşunla öldürür ve o andan itibaren konuşmayı tamamen bırakır. Sessizliği, tüm ülkeyi sarsan bir gizeme dönüşür. Alicia'nın akıl sağlığının yerinde olmadığına karar verilerek akıl hastanesine yatırılır. Alicia'nın suskunluğunu takıntı haline getirmiş olan psikoterapist Theo Faber, bu sessizliği çözmek için Alicia'nın kaldığı akıl hastanesine gelir. Alicia, yıllardır hiç konuşmamıştır ve aldığı ilaçlar yüzünden bilinçsiz bir haldedir. Ancak Theo kararlıdır ve Alicia'nın tedavisini değiştirerek onu tepki vermeye zorlar. Fakat onun zihnine inmeye çalıştıkça, kendi karanlık geçmişiyle yüzleşir. Sessizlik çözülmeye başladıkça, Theo’nun kendi karanlık sırları da yüzeye çıkar. Alicia’nın sessizliği, Theo’nun takıntısıyla birleşince, okur bir labirentin içine çekilir. Ve sonunda anlarız: Sessizlik bazen en yüksek sesle bağırır.