Bahar  Akan
Kaşif
Biri Hiçbiri Binlercesi, bir insanın kendine dair bildiği her şeyin bir anda sarsılabileceğini gösteren, rahatsız edici derecede dürüst bir metin. Sanki bir başkasının hikâyesini değil, kendi içimde uzun zamandır susturduğum bir sesi dinliyormuşum gibi hissettim. Vitangelo Moscarda’nın burnunun eğri olduğunu öğrenmesiyle başlayan o küçük sarsıntı, bende bir fırtınaya dönüştü. Sanırım hepimiz, zaman zaman aynaya baktığımızda, karşımızdaki yüzün gerçekten bize ait olup olmadığını sorgulamışızdır. Kendimize ait sandığımız benlik bile çatlamaya hazırken, başkalarının gözlerinde şekillenen benliğimiz çoktan kırılmış olabilir. Peki bu durumda biz dediğimiz kimdir? İçimizdeki ses mi, dışarıdan yansıyan görüntü mü? Bu roman, insanın kendine ulaşma çabasının ne kadar acı verici ama bir o kadar da gerekli olduğunu anlatıyor. Moscarda’nın hikâyesi, belki de hepimizin içinde yankılanan o sessiz sorunun cevabını arıyor: “Ben, gerçekten ben miyim?”