Emina NARİN
Kitapkurdu
Körlük, yalnızca bir roman değil, insanlığa tutulmuş bir aynadır. Toplumun ve insanlığın zaaflarını, kör noktalarını, kırılganlıklarını çarpıcı biçimde gözler önüne serer. Bu nedenle, kitabı okuyan herkes kendi benliğinde bir dönüşüm yaşar; çünkü anlatılan yalnızca karakterlerin körlüğü değil, bizim kendi körlüklerimizdir. Görmek sadece gözlerle değil; kalple, vicdanla ve bilinçle mümkündür. Körlük salgınıyla sürüklenen toplum, aslında gözleri açık olsa bile karanlıkta yaşamayı seçen bir toplumu simgeler. İşte bu yüzden, Körlük bitirildiğinde insana kendi hayatında gerçekten görüp görmediğini sorgulatır. Bu roman, aynı anda hem bir uyarı hem de bir davettir: Uyarı, çünkü insanlığın en küçük krizlerde nasıl çözülebildiğini gösterir. Davet, çünkü bireyi kendi körlüklerinden arınmaya, başkasının acısını fark etmeye ve bilinçli bir yaşam sürmeye çağırır. Böylece eser, sadece distopik bir kurgu değil; bir farkındalık yolculuğu ve bilinç inşasıdır.