alisalihk
Kaşif
“Günübirlik Hayatlar” adını Marcus Aurelius’un “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok” sözünden alıyor. Yazar, kendi hastalıklarından esinlenerek ölüm, yas ve gelecek kaygısı üzerine psikoterapi öykülerini aktarmış. Kitabı yazarken 80’li yaşlarındaymış, bugün ise 94 yaşında. Benim için hayatı kökten değiştiren bir eser olmadı ama okuyucuya iyi geldiği kesin. İnsanların zor günlerinde sorunlarla nasıl baş ettiklerini görmek huzur veriyor. Bazı yerlerde psikiyatristin yöntemleri bana garip gelse de belki de amaç, tek doğruyu bulmak değil; dinlemek, anlamak ve farklı bakış açıları kazandırmak. Çoğumuzun eksikliğini yaşadığı şey de bu aslında. Bazen yalnızca birinin bizi yargılamadan dinlemesi, duygularımıza eşlik etmesi bile iyileştirici olabiliyor. Özellikle yas sürecinde, hastalıkla mücadele eden ya da ölüm korkusunu sorgulayanlara fayda sağlayacak, düşündüren ve şefkatli bir kitap.