Ömer Faruk İnceler
Üstat
Kristin Hannah , savaşın evlerin içinde ve insanların kalplerinde açtığı derin yaraları bana çok güçlü bir şekilde hissettirdi. Özellikle iki kız kardeşin farklı yollarla verdiği mücadele romanın en çarpıcı yönlerinden biriydi. Biri sessizliğiyle, sabrı ve ailesini koruma çabasıyla direniyor, diğeri cesareti, asi ruhu ve özgürlüğe olan tutkusu ile karanlığa meydan okuyor. Bu iki farklı tavır, aslında hayatta kalmanın çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Ancak en çok zorlandığım nokta, küçücük çocukların savaşın ağırlığını taşımak zorunda kalmasıydı. Onların gözünden acımasızlık çok daha çıplak, çok daha yıkıcı görünüyor. Savaşın en masum hayatlara bile nasıl dokunduğunu görmek insanın yüreğini paramparça ediyor. Kitabı okurken zaman zaman karakterlerle birlikte nefesimin daraldığını, onların korkularını ve umutlarını birebir yaşadığımı hissettim. Ve şunu öğrendim; Acı, insana iki şey verir. Ya yıkım ya da sonsuz güç.