zafer saraç
Hezarfen
Demirtaş'ın bu romanı kurguyu tarihi gerçekliğe temayül ettirecek birikime de sahiptir. Buradan yola çıkan okurun yeni bir tarihi bilgi donanımı kazanması da mümkündür. Zaten kurgu olsun direkt doğrulanmış kaynaktan tarih verisi olsun okura kazandırılmak istenen ham bilgidir. Bilgi; hayal gücünün ve tasavvurun eriştiği son noktadan itibaren daha manidar bir hal alır. Demirtaş bozkırın tozunu okuruna yutturarak, milli şuurun tarihi gerçeklerin gölgesinde filizlenmesini sağlar. Son tahlilde tarihçinin esas görevi de budur. Tarihi bilgilerdeki sıkıcı yaftası ancak böylesine güzel romanların edebi gücüyle silinebilir. Gerçek olayların ve karakterlerin satırlar arasında görülmesi, realitenin kurguyu beslediği bölümler olarak akılda kalır. Artık Selçuklu'nun kökleri biraz daha aşikardır. Üstelik ciltlerce anlatılacak bilgi güzel bir kurguyla okura ilerleyen zamanlarda kendini hatırlatacak şekilde sunulur.