ENUHA
Kaşif
Han bu eserinde küreselleşmenin doğurduğu “hiperkültür” kavramını tartışır. Ona göre artık kültürler kapalı, saf ve sınırlarla korunan yapılar değil; birbirine geçen, sürekli dolaşımda olan, hızla tüketilen melez formlardır. McDonald’s menüsünden Netflix dizilerine kadar gündelik hayatın her detayında, kültürün kimlikten çok tüketim nesnesine dönüştüğünü söyler. Eserin güçlü tarafı, Han’ın tipik yoğun üslubuyla kavramsal bir berraklık sunması: Kültürün “öteki” olmadan var olamayacağı, ama hiperkültürde farklılıkların bile hızla eritilip pazara sunulduğu fikri çarpıcıdır. Eleştirel yanıysa, çözüm üretmekten çok teşhisle sınırlı kalmasıdır. Sonuçta kitap, modern insanın “dünyalı” olma hâlini ve kimlik karmaşasını kısa ama sarsıcı aforizmalarla yakalar. Herkese tavsiye ederim. Güzel okumalar...