Ersin Derinsu
Kaşif
“Dostoyevski bu romanda benlik bölünmesini öyle bir anlatıyor ki, insan kendini ‘iyi’ diye tanımlasa da içinde bastırdığı karanlığın eninde sonunda galip gelebileceğini gösteriyor. Belki de gerçek Golyadkin, baştan beri ‘öteki’ydi; yani olmak istediğimiz ama bastırdığımız yüzümüz. Sonunda kötülüğün iyiliği yenmesi, Dostoyevski’nin insan ruhundaki karanlığın gücünü kabul edişi gibi okunabilir. Kitap, bir ‘ikiz’ hikâyesinden çok daha fazlası; insanın kendisiyle savaşı.”