murat_tprkk
Kitapkurdu
Tarık Tufan, bireyin içsel yolculuğunu daha çok içsel çözülüşünü, hastalığa yakalanmış (gerçi toplum mu yoksa gerçekten kendisi mi bilinmez) bir genç birey(daha çok topluma yabancılaşmış) üzerinden kaleme almış, şiirsel benzetmeler, şiirsel bir üslupla daha da anlam kazanmış diyebilirim, kitaptaki kişiyi Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken öyküsündeki kişiye benzettim, çünkü o da çevresine (daha çok çevresi ona) yabancılaşıyor ve o da adeta hastalığının zaruri bir sonucu olan "korkuyu bekliyor". Dolayısıyla içsel yolculuk, içsel çözülüşe dönerken finalde ise içsel hesaplaşmaya evriliyor. Bireyin bu hesaplaşmasında yaşamanın zaruri bir koşulu olan sevmek olgusu da geniş bir yer tutuyor. “Hayal Meyal, modern bireyin yabancılaşmasını şiirsel bir iç hesaplaşma ile ortaya koyan bir roman”.. Roman tekniği bağlamında inceleyecek olursak, bilinçakışı, flashback, iç monolog gibi romanda olmazsa olmaz öğelerden olan birkaç unsuru da yer yer görmek de mümkün.