sevgi himmetoğlu
Kitapkurdu
Kitap boyunca Ökten, Batı medeniyetinin dayattığı modern yaşam biçimleriyle, bizim kendi değer dünyamız arasındaki gerilimi ele alıyor. Fakat bunu yaparken sadece eleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda “bizim kim olduğumuzu” yeniden hatırlamamız gerektiğini vurguluyor. Ona göre mesele, kolayı büsbütün reddetmek değil; fincanı unutmadan, yani kendi medeniyet kimliğimizi koruyarak yaşamak. Üslubu sade ama derin. Okur, satır aralarında kendi hayatına dair sorgulamalar yapıyor: Ben hangi değerleri benimsiyorum? Ne kadar bilinçli tüketiyorum? Modernliğin hızına kapılıp köklerimden uzaklaşıyor muyum? Özetle, Fincanımda Kola Var sadece bir kültür eleştirisi değil; aynı zamanda bir medeniyet muhasebesi. Gelenekle modernlik arasında sıkışıp kalan bireye, kendini yeniden konumlandırma çağrısı yapıyor.