Ömer Faruk İnceler
Üstat
Fatma Aliye’nin Udi romanını okurken o dönemin ruhunu güçlü bir şekilde hissettim. Bedia’nın yaşadıkları bana, kadın olmanın zorluklarını ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmanın ağırlığını düşündürdü. Onun mücadelesinde yalnızlık, çaresizlik ve hayal kırıklıkları kadar direnç ve özgürlük arzusu da vardı. Kitabın samimiyetini derinden hissettim, satırların arkasında gerçekten bir kadının kaleminin gücü saklıydı. Bugün bile okurken güncelliğini koruyan bir gerçeklik var bu romanda: “Kendi yolunu çizmek kolay değil, ancak imkansız da değil.” Udi, edebiyatın ötesine geçip bana bir hayat dersi sundu. Sabrın, direncin ve özgürlüğün önemini bir kez daha hissettirdi. Özgürlük bazen bir enstrümanın tellerinden, bazen de insanın kendi kalbinden yükselen bir sestir.