Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi Ürüne Git
Cansu Özmen
Üstat
Ayfer Tunç’un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi başta zorlayıcı görünüyor; karakter çokluğu ve sürekli eklenen hikâyeler insanı ürkütüyor. Ama elli sayfadan sonra kurguya kapılıyorsunuz. Deliler evi sadece bir akıl hastanesi değil; toplumsal, tarihsel, kişisel meselelerin kesiştiği bir merkez. Mühendisinden hastasına, esnafından bürokratına kadar herkesin sesi var. Bir yerde hademenin hikâyesindeyken biraz sonra başhekimin zihnine geçiyoruz. Bu çok seslilik devasa bir Türkiye panoraması oluşturuyor. Tunç’un dili mizah ve trajediyi harmanlıyor; gülerken hemen ardından hüzünlü bir detay sizi yakalıyor. Delilik ile akıllılık arasındaki sınır bulanıklaşıyor, çoğu zaman deliler daha mantıklı görünüyor. Roman boyunca ayrı hikâyeler “Kara Çarşamba”da birleşiyor, büyük bir düğüm çözülüyor. Bu ustalıkla kurulan bütünlük, romanı sadece bir hastane değil, bir ülkenin hikâyesi haline getiriyor. Sabırlı okurlar için eşsiz bir deneyim.