yitik26
Üstat
Hatice Karaoğlan, hayallerden inşa ettiği dünyada insanı düşündüren, umudunu perçinleyen, düştüğünde onu ayağa kaldıracak gücün içinde olduğunu fısıldayan hikayeler kaleme alıyor. "Balık adamlar suyla temas ettiğinde sertleşen salyalarıyla deniz altında bir fanus yapmışlardı." Dünyanın en güzel ölülerini yazıyor; gözümüz üzerlerinde olsun, insanlığımız bari ölmesin. "Herkesi görüyorum geriye kalan gözümle." Korkmak değildi insanı aciz gösteren. Bunu koz olarak kullanılmaya hazır, görünür kılmaktı. "Güzel tüyleri diken diken oldu; dokunsam elleri parçalardı. Göz bebekleri altın sarısı birer boşluktu artık. Ölümün kenarındaydım." İnanmak için tahta bacakla da olsa bir adım atmalıydı insan. "Varlığına inanmadığımız surlar yıkılıyordu." Gerçekler buz gibi suratımıza çarpardı kimi zaman. "Sadece ateşbuz istiyorum. Ne annemi ne abimi görüyor gözüm. Kıvranıyorum." Ve herkes bütün umudunu bir oymalı kapıya bağlardı. "Kaybettiklerini buldular oymalarında."