merve pekdiker
Bilge
Ayfer Tunç’un anlatım gücünü ve karakter derinliğini bir kez daha hayranlıkla deneyimlediğim bir roman oldu Kapak Kızı. Ankara’dan İstanbul’a giden bir trenin yemek vagonunda geçen bu hikâye, üç farklı karakterin iç dünyasına doğru sürükleyici bir yolculuk sunuyor. Bünyamin, Ersin ve Selda’nın geçmişleriyle yüzleşmeleri, bir dergi kapağındaki çıplak fotoğrafla tetikleniyor ve bu yüzleşme, okuru da kendi iç hesaplaşmalarına davet ediyor. Romanın dili sade ama etkileyici; karakterlerin iç konuşmaları ve geri dönüşlerle örülen yapı, insan psikolojisini derinlemesine ele alıyor. Özellikle Şebnem’in varlığı, fiziksel olarak hikâyede yer almasa da, tüm karakterlerin hayatında iz bırakıyor. Bu yönüyle roman, görünmeyen ama hissedilen bir karakterin gücünü çok iyi yansıtıyor. Aile, ahlak, kıskançlık, aşk ve toplumun ikiyüzlülüğü gibi temaları cesurca işleyen Kapak Kızı, sadece bir tren yolculuğu değil, aynı zamanda bir iç yolculuk. Şimdi bir sonra ki kitabına geçiyorum.